Archive for Haziran 2016

Buenos Aires -1

3 Haziran, 2016

Uzun yıllar boyunca hem tango sevdasına hem de güney amerika kültürünü, arjantin kültürünü ve buranın havasını toprağını görmek tatmak tanımak amacıyla Buenos Aires’e gitmek ve kısa bir süre de olsa yaşamak istemiştim. Nihayet geçtiğimiz yıl bu hayali gerçekleştirecek fırsat buldum. Bu fırsatı bulmakla kalmadım aynı hayalde bana eşlik edecek ve hayatımı da birleştireceğim dünya tatlısı bir insanla tanıştım ve evlenmeye karar verip, evlenip biletlerimizi almak 3-5 ayda tamamlandı. Bu esnada eşim vasıtasıyla tanıştığımız bir şirketle ürünlerinin güney amerika’da tanıtım ve pazarlamasını yapmak üzere prim bazlı bir anlaşmaya da vardık.

Sonra Kasım ayında kendimizi Buenos Aires’te bulduk. Orada bahar yeni başlamıştı ve güzel bir yaz bizi bekliyordu.

İlk bir haftayı couchsurfing misafiri olarak geçirdikten sonra Boedo’da 10. katta manzaralı ve eşyalı bir daire kiraladık. Şehrin bende bıraktığı ilk izlenimlerden birisi dümdüz olması, hiç bir tepelik ve dağlık bir alanın ufukta dahi görünmemesi ancak bununla birlikte denizin olmamasıydı. Haritalarda incelerken – ki daha önce defalarca Buenos Aires’e sanal ziyaretler yapmıştım – okyanusun dibinde, denizin içinde, körfez, nehir, vs derken her tarafı su olmasına rağmen denizle bağı yoktu. Bunun bir kaç sebebi vardı. Ya da aslında temelde tek bir nedeni vardı. O da şehrin dümdüz olması. Aynı seviyede olunca deniz görünmüyor tabii 🙂

Bir de renk mevzuu var. bütün deniz çamur rengi. Buenos Aires bir delta ağzında bulunuyor. Dolayısıyla nehirler yukarıdan aşağıya doğru gürül gürül akma eğiliminde olmadıklarından(burasını salladım) delta oluşturuyorlar ve yayılıyor, hasılı çamurlu su geniş bir alan kaplıyordu. Nehirin, Rio de la Plata’nın okyanusla birleştiği bu koy Buenos Aires ve Montevideo arasında kalıyor ve tamamı çamur renginde olduğu için keyif vermiyor dostlar.

Eğer gidecek olursanız bunu aklınızda tutun ki gittiğinizde şok yaşamayın. oo deniz kenarı, ne güzel bir şehirdir şimdi düşüncesi ilk akla gelenlerden çünkü..

Şehirde lüks bir görüntü neredeyse hiç bir yerde göze çarpmıyor, eski taş binalar ve yüksek kapılı, yüksek tavanlı evlerin verdiği nostaljik bir hava var. Şehir son 200 yılda yapılandırılmış olduğu için italyan ve ispanyol mimarlar şehri blok blok cetvelle çizer gibi tasarlamışlar.

bamap

Ulaşımı çok kolaylaştırıyor bu sistem, tepelik, dağlık bir alan da olmadığı için yorulmadan adres bulmak işten bile değil. Bloklar halinde olması binaların birbirine bitişmesine sebep olmuş, bu da blokun en ortasında kalan dairelere güneş ve hava ulaşımını biraz engelliyor. Oralara uzuun bir koridordan giriliyor artık. Sokaklarda, yol kenarlarında bol bol ağaç var, yer yer de parklar bahçeler var, insanlar yeşilliğe hasret kalmıyorlar, çok yukarıdan bakıldığında sadece bina yığını gibi görünse de şehrin içinde yeşil alan var aslında.

… devam edecek.